Eki 28

Anası öldüğünde on iki yaşındaydı, istemeye ilk geldiklerinde on beş, evlere temizliğe gitmeye başladığında henüz on yediye basmamıştı Safiye.

Sabah yedide evden çıkarsa Çayyolu, sekizde çıkarsa Kurtuluş, yedi buçuksa saat Bahçeli’deki eve gidiyor demekti. Otobüste kafasını cama yaslayıp yol boyu hayaller kurardı. Halıları süpürürken, camları silerken, eğilirken, doğrulurken, bezleri sıkarken… “Güle güle kirletin abla.” deyip çıktığı her evden sonra bir adım daha yaklaşıyordu hayallerine.

“Al kızım, ben bu ayakkabıları artık giymiyorum.” diyen hanımının verdiği ayakkabı kutusu, hayal kumbarası olmuştu. Koynundan çıkardığı parayı, kuruşuna dokunmadan atardı. Ara sıra önünden geçtiği vitrinlere gözü takılsa da “Dön kız önüne, sağa sola fazla bakma!” diyerek hırsla başını öbür tarafa çeviriyordu. Devamı

Eki 21

Göz göze geldiler ve gülmeye başladılar. Aynı topraklarda, benzer kültürlerle büyümüş olmanın faydasıydı bu. Hani bazen hiç tanımadığınız, hatta hayatınızda ilk kez gördüğünüz bir insanla ilk karşılaşmanızda ortak bir nokta bulursunuz ya, onlarınki de böyleydi işte. Birbirlerini tanımasalar da bir sarhoşun keyifle söylediği türkünün yavaşça uzaklaşan sesi ikisinde de benzer hisler uyandırmıştı. Devamı

Eki 12

yazı çizi atölyesinin 7. yaşını öğrencilerimle kutladık. Kitaplardan, yazdıklarımızdan, atölye günlerinden bahsettik.

21 gruptan 90 kişi katılmış şimdiye dek atölyeye. Buluşmaya çoğu gelemese de yeniden bir arada olmak şahaneydi.

Atölye bana yollar açtı, yakın arkadaşlarımla tanışmamı sağladı. Umarım yıllar boyu devam eder.

 

Mar 08

Öykü yayımlayan e-dergilerden dikkatimi çekenleri sıraladım. Öykülerinize yer bulmak için yararlanabilirsiniz. Bolca öykü okumak isteyenlere de öneririm.

Edebiyat Haber

Kil Tablet

Kayıp Rıhtım

Devamı

Şub 14

Son günlerinde babalarının yanında olmak için eve gelmişlerdi. İkiz kardeşlerin birbirlerinden bu kadar farklı olmaları hayret vericiydi. Aslında çocukluklarında böyle değillerdi. Zeynep ne kadar huzurlu, sevgi dolu, üretkense, Eda kontrolcü, içine dönük ve tüketendi. İkisi de kendi düzenlerini kurmuş çoluğa çocuğa karışmışlardı. Seçtikleri hayatı yaşıyorlardı. İşlerini de ellerine almışlardı. Eda kaymakam, Zeynep origami sanatçısı olmuştu. Devamı

yazı çizi