Ara 07

Kutular

Yazan Editör Kategori okuryatar

okuryatar yazarı Aylin Saraç’ın da rol aldığı, Tiyatro 1112 Garaj tarafından sergilenen Kutular, çarpıcı bir oyun. Yaşamın yüzümüze çarptığı ama bizim görmekten kaçındığımız anlar var bu oyunda. Yüzleşmeyi göze alanlar için birebir!

Oyun bir saat sürüyor, çok hareketli, bir an bile sahneden ayıramıyorsunuz gözünüzü. Ben böyle oyunları seviyorum, temposu yüksek ve akılda kalıcı. Daha doğrusu ruhta iz yapıcı. İzlere bürünsün ki ruh, kendi haritasını görebilsin.

Oyunun iki de ödülü var. “Canlandırma Bütünlük” ve “En İyi Erkek Oyuncu” (Hakan Salınmış). Fazlasıyla hak edilmiş ödüller. Devamı

Kas 28

Şiddet ve Şiddetsizlik, her gün okuyup şiddetsizliğin mümkün olduğunu hatırlamamız için harika bir kitap. Günışığı Kitaplığı’nın dilimize kazandırdığı “Çıtır Çıtır Felsefe” dizisinden. Edebiyat Haber‘de yazdım.

Kas 27

Beni hayatta tutanların belki de en önemlisi keşfetme heyecanı. “Ar-Ge mühendisi olsan iyi olurmuş” demişti Nurhayatçığım. Önceleri makineler, araçlar, uzay, evren, her türlü bilinmeyendi beni heyecanlandıran. Büyüdükçe yeni duygular keşfetmenin coşkusunu fark ettim.

Ne sonsuz duygu var yaşayabileceğimiz, adı olmayan, ada ihtiyacı olmayan… Sürekli yeni duygular bulup seviniyorum. Belki de şimdiye kadar dinlemediğim yüreğimin sesini duyuyorum. Kalbimi açtım evrene… Şahane duygularla doldurdu içimi.

Büyümenin keyfine varıyorum. Demek doğruymuş, 35-40 kendini keşfetmeye başladığın yaşlarmış. Keşfettikçe şaşıyorum kendime, neler varmış içimde. Hayat bu yüzden sürüyor işte…

Kas 26

Neşe

Yazan Editör Kategori her şey

Havalar soğudukça neşeleniyorum. Tamamen delirdim mi acaba? Böyle delilik daim olsun.

Hep sıkılmak, hep daralmak, hep olumsuzluğun içinde boğulmak pompalanıyor. Biraz da neşe pompalasak, bu karanlığı dağıtamasak da iyi hissedip sevinebiliriz.

Derin nefes alıp gökyüzünü görmenin hazzını yaşamak, bir an…

Neşeyi çağırın, hemen geliyor.

Kas 23

Kısa öykü ilginç bir tür. Öyle hızla okuyamıyorsun. Konsantre meyve suyu gibi, hemen yutulmaz, duygularla seyreltmek lazım, yoksa daha da mı yoğunlaştırmak? Mevzu derin…

Zeynep Sönmez sayesinde ilgimi çekmişti kısa öykü, Kalbin Evi’ni okuyunca sevdiğimi fark etmiştim. Bu kez de Onur Çalı çıktı karşıma Eksik Yıl’la.

Neden Eksik Yıl acaba? Çoğu kitaptaki gibi öykülerden birinin adı değil. Hayal gücünüze kalmış. Yaşamı eksiklere teslim ettiğimiz bu yıllardan biri belki de… Devamı

yazı çizi