Şub 28

Kızıl saçlı iki oğlan çocuğu ekmek aldılar fırından. Koşarak çıktılar sokağa. Baba, diye seslendikleri adamın iki yamacında yürümeye başladılar. Elinde siyah bir naylon torba vardı.

Köşedeki bakkalın önünde yaşlı bir kadın oturuyordu. Sıkı sıkıya sarınmış çaputlarına. Sadaka niyetine bir nesne uzattı çocuklardan biri. Arapça bir şeyler söyledi kadın. Çocuk da aynı şekilde cevap verdi. Neşeyle babasına koştu. Bir şeyler anlattı. Cıvıl cıvıl. Devamı

Şub 27

Gülümsedim.

Son zamanlarda daha yoğun hissediyordum seni. Ne yana dönsem enerjin beni sarmaladı sanki. Yolladığın minik kutuyu alınca, hatırımda kalan görüntün izin almadan sızdı yama dolu çeperlerimden içeriye. Saklı, geceler koyusu özlemim, semtler arasında dolaşıp başkentin bozuk kaldırım taşlarına çarpa dolana, yine bana döndü. Zihnime kazınmış kokun, uçuculuğuna bende tadıldıktan sonra karıştı. Hiçbirinden haberin yok, ne yazık! Devamı

Şub 27

yazicizi-atolyesi-ileri“Benim gibi yazanlarla buluşmak, yazıp çizmek, konuşmak, ipuçlarını öğrenip daha iyi yazmak istiyorum” diyorsanız atölyeme beklerim.

Yeni perşembe grubu, 16 Mart 2017’de başlayacak ve bu programla 8 hafta sürecek. Atölye her perşembe 19.00-21.00 arası yapılacak.

Katılmayı, bu fotoğrafta defterinizle yer almayı istiyorsanız, yazıp çizme maceranızdan ve kendinizden bahsedip atölyeden beklentilerinizi bana yazın: gaye@yazicizi.com

Devamı

Şub 24

Boş bir defter elimde kalan. Hiç kurulmamış cümleler, zihnimin atölyesinden üzerine aksın diye bekliyor. Zaman her şeyin ilacı olamayacak kadar yaşlı ve yorgun. Bütün iyi fikirler kapatmış dükkânı. Aydınlık çıkışlara da sırtım dönük. Ne zaman uydumsa ben bu karamsarlığa? Beynim uyumak için pijamalarını bile giymiyor. Yıkanmıyor, yemiyor. Tadı yok bir de yapsa ne? Devamı

Şub 15

Hama’da hiç köpek görmedim, vallahi. Kilis’e gelesiye, hiç köpek görmedim. İlk köpeklerle karşılaştığımızda, annem lanet okudu. Köpek dediğin melun ve münkir.

Şirinyer Postanesinin önünde bekliyorduk. Suriyeli bir adam, kucağında bebeği yaklaştı postaneye. Sizin bu köpeklerden biri, kocaman bir şey abi, Allah inandırsın, yaklaştı bize. Hava soğuk. Yağmur var. Yağmur adamın ve kucağındaki bebeğin battaniyesinin üstüne yağıyor. Sizin yağmurunuz biraz zalim, kusura bakma. Devamı

Şub 14

Çimenlerin yeşili, hüznün koyusu gibi. Uzanıyorum yere usulca, üzerimde tinsel perdeler. Yumuşacık bir lokumu ısırırken yağan Hindistan cevizi yağmuru gibi kayıyor göğüs aramdan düşlerim. Göbeğimin merkezine, yaşam enerjime sokulup kendini gerçekleştirmek üzere…

Not: yazı çizi atölyesi öykülerinden.

Şub 13

Üşüyorum…

Ayakkabımın tekini trene binerken düşürmeseydim, yol boyunca, yırtık çorabımdan özgürlüğüne kavuşmuş başparmağımı izlemek zorunda kalmazdım. Vagonun ahşap zeminindeki aralıklardan kar dışında bir şey göremiyorum. Soğuk her yerden giriyor ve canımızı acıtıyor. Vagona istiflenmiş kalabalığın nefesi bile soğuk artık.  Bu ağır koku, bizden önce taşınan hayvanlara ait sanırım. Şimdi sırada biz varız. Yüzlerce çocuk, çoğu hasta. Öksürük ve ağlama sesleri hiç dinmiyor. Devamı

yazı çizi