Şub 14

Sabahın ilk ışıkları gökyüzüne yeni umutlar dağıtana kadar içti. Müdavimi olduğu meyhaneden yalpalayarak çıktı. Meyhaneci Agop geçmiş yılların hatırına onu beklemiş, dinlemişti. Sessiz çığlıklarından yine hiçbir şey anlamamıştı. Arkasından bağırdı. “Remzi kardeş, bir taksi tut, bu hâlinle tomofil kullanmayasin, bak doğri olmasss.” Elini güçlükle onaylar gibi salladı, köşeyi döndü; düştü. Başı sonsuz bir vida… Birden midesi bulandı, doğruldu; kustu. Kusmuk kokusu genzini yakmış, söyleniyordu annesi… “Geberesice, seni doğuracağıma taş doğursaymışım. 13 yıllık kocam bana bu eziyeti çektirmedi. Şu hâle bak, her yer kusmuk içinde…” Kocası babalıktı. Devamı

Şub 12

Atölyemiz heyecan ve neşeyle devam ediyor. Yeni katılımlarla zenginleşiyor. Siz de bizimle olmak isterseniz beklerim. Devamı

Şub 11

Mayıs akşamüzerleri çok yorucu olurdu. Sessiz, insanı geçmişi düşünmeye iten gün batımları. Çok sevdiği adamları hatırlardı insan, hatırlanacak onca şeyin arasından. Güneşin bulutlar arasından sıyrılıp da suyun üzerine düşen çizgileri gibi, geçmiş günler açık seçik düşüverirdi hatıra. O geniş ufuk bırakıp sadece güneşin aydınlattığı kısımlara bakılır ya böyle manzaralarda, geçmişin de sadece o adamlarla ilgili anları düşünülürdü. Durduğun yerden uzaklaşmaya başlardı ruhun. Şimdinin sakinliğini yüreğinin dalgalarıyla dağıtır, oradan oraya savururdun benliğini. Devamı

Oca 31

Karartılmış sahneye bakan yüzlerce seyirci nefesini tutmuş bekliyordu. Sahneden gelen seslerden yorum yapmaya çalışan kalabalık, küçük haylaz bir veledin sesi ile irkildi. “Anne çiş…” Birden projektör, kırmızı pelerinli, siyah çizmeli ve sarı daracık taytının içinde Herkül misali donmuş bir maskeli adamı aydınlattı. Tam karşısında bir sehpanın üzerinde birbirine sırt vermiş iki Sibirya aslanı,  maskeli adamın elinde havayı ikiye bölen acımasız kamçının sesine kükredi. Maskeli adam kamçısını olanca gücüyle şaklattı ve bağırdı. Devamı

Oca 28

Uğur Yücel’in yıllardır beklediğim bu ilk kitabını Edebiyat Haber‘de yazdım. Dönüp dönüp okunacak öyküler… Devamının geleceğine inandırdı beni bitirirken çaktığı selamla:

“Gökyüzüne bakar Sinemacı

Çocuklar! Hayaller geçiyor mu?

Bütün yazılanlar, çekilecek filmlere fragman…” Devamı

yazı çizi