May 16

Yazma Zamanı

Yazan Editör Kategori her şey

Oh be! Sonunda duraklama bitti ve yazma zamanı geldi. İçime akıttığım sözcükler, dışarı çıkabilecekler artık. Özgür sözcükler, yeni hikâyeler, “an”lar, “an”lar…

Belli ki biriktirmek gerekiyor bazen ya da sadece durup düşünmek… Açılmıyor kalemin ucu bir türlü.

Başladığımı kabullenme yazısı bu. Başlayamayanlara ilham olsun.

Nis 16

Yazarlar nasıl yazıyor? Bu soruya yanıt olabilecek cümleleri, anasayfanın sol altında yayınlıyorum sürekli. Faydalı öneriler hepsi de. Başka yazarlardan önerileri de Notos toplamış, Edebiyat Haber’de görünce keyifle okudum.

Okurken çok eğlendim, özellikle de Margaret Atwood’un bu önerisinde: “Kitabınızı, okuyup fikirlerini söylemeleri için bir ya da iki arkadaşınıza verin. Asla, duygusal ilişki yaşadığınız kişiye vermeyin, tabii ayrılmayı planlamıyorsanız.”

Buyurun: http://www.edebiyathaber.net/yazarken-nelere-dikkat-etmeli/

Eyl 29

Aldın eline kalemi ya da geçtin klavyenin başına. Başladın yazmaya. Yaz yaz bitmiyor. Mevzu derin, önemli, anlatacakların sonsuz…

Uzun uzun anlattın. Daha da bitmedi ya, neyse… Sundun okura. Peki, okuyabilecek mi? Yoksa görür görmez korkup kaçacak mı başka bir sayfaya? Gitti mi boşa o kadar emek!

Merak etme, bana da oluyor. Hayko’yu,  konseri mesela, o kadar uzun anlatmak isterdim ki… Bütün şarkı sözlerini döşemek sayfalara…

“İyi de ne yapalım yani?” Haklısın, birkaç önerim var: Devamı

Eyl 27

B, Bira

Yazan Editör Kategori okuryatar

Tom Robbins, Parfümün Dansı ile sevdiğim bir yazar. Pek çok romanı var. Bu kez farklı bir kitapla çıktı karşıma. B, Bira (nedense “bi bira” diyorum), hem çocuklar hem de yetişkinler için. Ne kadar yetişkinsem! Okurken çocuklar gibi şendim.

Kitap çok eğlenceli. Kahramanlar birbirinden komik. “Çocuk” kahramanımız Gracie anlatıyor birayla macerasını. En sevdiğim kahraman, çılgın amcası Moe. Kendisi bir bira filozofu. Tam bir çocuk aslında! Devamı

Eyl 22

Zeki Müren’in bu nihavent bestesi ilhamım olmuştur çoğu zaman. İlk adının da payı var: “Beklenen Şarkı”. Şimdi onu dinleyerek yazıyorum. “Ruhuma” iyi geliyor.

Yok, bu bir “aşk” yazısı değil.  Düşüncelerim bambaşka… Sözcükler, onlara verdiğimiz anlamlar… Doğrusunu ararken kayboluşumuz.

O kadar çok sözcük var ki yeni bir anlam yükleyip benimsediğimiz. “Umarsız” mesela. “Umursamaz” demek olduğuna bahse girebilir pek çok kişi. Oysa umar “çare”dir, umarsız “çaresiz”. Devamı

yazı çizi