Eyl 20

Bir Cebim Bile Yok

Yazan Editör Kategori her şey

Şu cep meselesi canımı sıkıyor son yıllarda. Eskiden cepsiz pantolon, ceket düşünülemezdi. Şimdi ara ki bulasın. Peki, biz mendilimizi (artık kenarı işlemeli değil, bildiğin kâğıt) nereye koyacağız? Bir de utanmadan cep mendili üretiyorlar.

Bazen takıyorum kafayı böyle ayrıntılara ama ayrıntılar önemli. Bir yazar, binlerce maddelik “Teferruatlar Ansiklopedisi” yazdığını söylemişti. Arada bir göz atıp yazarken kullanıyormuş. Benden olsa olsa bu cep meselesi çıkar herhâlde.

Cepsizlik yaşamı eksiltiyor. Bir cebe bile kavuşamamak ne zor, bilseniz.

Bazı cepler de ayrı eziyet. O kadar sıkışık ki içinden bir şey almak imkânsız, tabii koyabilmişsen. Üstelik “potluk” yapıyor doldurunca. Kaldı yine mendil elimde…

Erkekler daha şanslı. O gömleğin üst cebi var ya, bulunmaz nimet. Sigarayla çakmak koyardı babam, potluk motluk bakmadan. Dibinde, kumaşın arasına sıkışmış tütün parçaları… Bazen de not kâğıtları çıkardı o cepten, telefon numarası yazan. Hep merakla bakardım, ne var acaba diye. Tam göremezdim, yarı şeffaf olurdu. Sigara varsa anlardım da arkasına saklanan ne diye merak edip dururdum.

Teşhisleri alalım…

“Cep yoksunluğu sendromu?” “

“Çocukluğuna inmek lazım biraz daha.”

“Freud’a göre cebin temsil ettiği psikososyal durumları irdeleyerek…”

Cepsiz kalmayın yeter.

Yorumlar beslemesi .

yazı çizi  
Facebook Twitter More...