Nis 05

Demetevler’deki Fehmi Efendi Cami’sinde onu bekliyorum. Namaz bitti. Karga hâlâ ortada yok. Camiden çıkan siyah ceketli yaşlı amcaya baktım. Yanımdan geçip gitti. Beklemek yormaya başladı. Ayaklarım soğuktan uyuştu. Ellerim nerelere kaçtı bilemiyorum. Görevin neden burada verileceğini ve uygun olup olmadığını düşündüm. Dağıtılan çorba gözüme çarptı. Bu ayazın azılı düşmanı sıcacık çorba, bana ne iyi gelecekti. Sıraya girdim. Çorba kazanına yaklaştıkça ne kadar üşüdüğümü anladım. Devamı

Ara 11

Ah benim canım dayıcığım, seni ne kadar özledim. Bu hayatla vedalaşman hepimiz için sürpriz olmuştu. Hiç ölmeyecek gibi yaşıyordun. Ölüm sana hiç yakışmadı. Benim en iyi arkadaşım, sırdaşım, dostumdun. Çocukluğum da, gençliğim de senle kolaydı. Ne zaman yaramazlık yapsam yanına kaçardım. Beni korur kollardın. Hele üniversite sınavını kazanamadığımı babam öğrenince, bana kızacak diye hasta rolü yapmanı unutamıyorum. Ciddi bir rahatsızlığın olduğunu düşünüp beni unutmuştu. Seni çok sever ve hiç kırmazdı. Babamın gözünden sakındığı, rahmetli babaannemden kalan antika vazoyu kırdığımda, kendini benim için feda etmiştin. Devamı

Kas 14

Yaşlı adam her günkü gibi o çok sevdiği parktaydı. Orası onun için hem kaçış yeri hem de insanlarla bir araya gelmek için can attığı bir mabetti. Her gün aynı banka oturur, derin bir of çeker, maziyi selamlar, sessizleşir, düşünür, gözlerinden hafif bir hüzün damlasını parka hediye bırakırdı. Her gün sevgili güvercin dostları için yanında bir avuç yem getirir, o yemleri oturduğu bankın etrafına onları kutsarcasına savururdu. Devamı

yazı çizi