Nis 03

“Gözlerime inanamıyorum. Rüya gibi!” dediğimde arkamdan, sakin ve kalın bir ses “Eh, rüya sayılır” dedi ve sanki uçup gitti. Öyle kalabalık bir yerdeydim ki göremedim sesin sahibini. Boş verdim. Zaten söylediklerinin hiçbir önemi yoktu. Ne insan seliydi ama… Alıp götürdü beni hayallerime.

Devamı
Mar 25

Tanımadığım sokaklarda dolaşırken, çok sevdiğim Fransız fonetiği kulaklarıma çalınıyordu. Ne dediklerini fazla anlamasam da hep romantik şeyler söylüyorlarmış gibi gelir bana. Bu Fransızcaya çektiğim bir kıyak sanırım. O güzel croissant’ları, caddeye bakan kafeleri ve var olmanın dayanılmaz hafifliğini hissettiren chanson’ları. O piknik yapmaya doyamayacağın güzelim parkları da unutmamak lazım.

Devamı
Mar 22
“Book of Books”, Vladimir Kush

Gülce okulda arkadaşlarıyla birlikteyken çok eğleniyordu. Evde ders çalışmak dışında, en sevdiği renkli kitapları okuyarak vakit geçiriyordu.

Yine sabah erkenden çok mutlu uyandı. Okula hızlıca hazırlanıp sıraya oturdu. Sene başında tahtayı iyi göremediğini fark edince öğretmeni onu en ön sıraya oturtmuştu.

Ders zili ile birlikte öğretmenleri elinde bir kutuyla sınıfa girdi.

Devamı
yazı çizi